Kim demiş Naci den tasarım olmaz diye
haa bu arada tekrar reklam ajansında işe başladığımı söylemiş miydim sana Überlog?
ofiste kendi Masam ve Mac im var ^,^
Kış günü mendil satan çocuğun akan burnunu kendi koluna silmesiydi Dünya
Metrodan annesinin elinden tutup çıkan küçük kız çocuğu, mendilci çocuğa bakıyordu, mendilci çocuk kız çocuğuna … Bakışlar arasındaki mesafe iki ülkeyi ayıran tampon bölgeydi… O mesafe tarafsızdı.
Gözlerim yorulmuştu kaçmaktan, ve de utanıyordu … Kaçmasaydı ne yapacaktı, ağlasa mıydı acaba? Ya da acıyan bakışlar mı atsaydı çocuğa, kadına, adama? Nasıl olsa unuturdu zihnim, görmediği müddetçe sorun yoktu. Hem görürse yine kaçardı veya acıyan bakışlar atardı. Çok sıkışırsa ağlardı, hem o zaman vicdanımı da rahatlatırdı .
Satılan mendil, satılan yara bandı insanlığın onuru dilenilen para ise vicdan mıydı o halde? Hiçbiri de değildi, ne onur satılıyordu metro çıkışında, cadde köşesinde … Ne de vicdan dileniyordu adam caddenin ortasında …
Fakat eksik olan galiba adaletti, eksik olan merhametti… Sebep ise; ortada duran ekmeğin tamamını yeyip kırıntısını da çocuğa, kadına ve adama bırakan aç gözlü insandı …

Sana bir öneri sunacağım bu yazıda…Bu öneri ya hayatını mahf edecek..Ya da düzene sokup ihya edecek..
Elimde 2 tane hap var…Birisi mavi…Öteki kırmızı…O kadar güzel içerikler koydum ki her ikisine de…Hangisini seçeceğini şaşıracaksın…Ama vereceğin karar..evet vereceğin karar hayatına yön verebilir…
Mavi hap : içinde alabildiğine normallik ve risksizlik hakim.Öyle bir harman ettim ki..İçindeki fırsatları teker teker belirledim..Pek yorulmayacaksın.Düz hayata devam gibi düşün.İlk başta anaokuluna yazılacaksın..Oradaki oyuncaklar ile zaman geçirmen sağlanacak.Ki bu senin hayal dünyanı ve çocuksu ruhunu geliştirecek..uysallaştıracak beklide.sonra seni ilkokula yazdıracak annen ve baban..1. sınıftan başlayacaksın..Okuma yazmayı öğreneceksin…Okuma yazma öğrendikten sonra ilkokul 1 den 8 e kadar devam edecek..Bu süre içerisinde öğretmenlerinle iyi anlaşan bir çocuksun..8. sınıfta bir sınava girdirecekler.iyi bir lise şart tabi..kazanacaksın..fen lisesine gidiyorsun fena mı?? Sonra ardından iyi bir üniversite ve meslek hayatına adım atacaksın .Koyunlarla koyunkoyuna süper geçineceksin.Öğretmen oldun….Hemen iş bulacaklar sana..İlk başta şark görevi yapacaksın.Ardından kendi memleketine atanacaksın…Sınıf öğretmenliği de sana pek yakışıyor ha!!! Başlayacaksın memleketinde…1-2-3-4-5- sonra yeniden 1-2-3-4-5 bu döngü böyle devam edecek.Bu arada kafana göre birini bulup evleneceksin….Seneler geçecek.ve sen yaşlandın artık..Emekli olacaksın..Aylık da fena değil hani…Emeklisin ve sallanan koltuğunda o yaşlı halinle ve gülen yüzünle ölmeyi bekliyorsun…Sonunda her canlı gibi sende ölüyorsun…Mutlu yaşadı mutlu öldü diyorlar arkandan…
Kırmızı hap : Şimdi burayı iyi oku!!! Kırmızı hap uzaklaştıkça yakınlaşır..yakınlaştıkça da uzaklaşır…İkilemin ve kararsızlığın kırmızı hapa ulaşmanı engelleyen bir faktör…Tam hazır olduğun vakit ruhunla birleşirsin ve hapa ulaşırsın..Bak şimdi : Kırmızı hapın içindeki materyalleri bir sistem dahilinde kurdum..İçindeki güzellikler kötülük,kötülükler güzellik olabilir.içindeki maddelerde çoğunlukla risk var.Normallikten ziyade daha fazla farklılık içerir…Çocuksun!!! daha saf ve uslu.Seni anaokuluna gönderecekler.oradaki oyuncaklarla oynayacaksın..İlkokul gelecek…Okuma yazma öğreneceksin…(tıpkı mavi hapta olduğu gibi)..Ortaokulda sana bişeyler olacak..Bugüne kadar gıkını çıkarmayan ruh birdenbire isyankar olacak…Bu isyan bastırılamayacak..İçin düşünce ile dolu.Cesaret ile dolu..Bilgi ile dolu…Maceraperestlikte koydum hapın içine…Ama bir türlü haykıramıyorsun…Ses çıkmıyor lakin…Ve lise 1 e gelince eline bir kitap vereceğim..Bu kitapta hakikatler yazıyor..Merak ettiklerinin hepsi..O kitap ile beraber açılacaksın..Sıyrılacaksın benliğinden..Gerçek benliğe,öze varacaksın…Adeta bir bilgi şelalesine dönüştüreceğim seni..Risklere atılacaksın.Felsefe dolusun..Gerçeği bulma peşinde yapamayacağın şey yok..Maceraperestsin..Neden böyle diye soruyorsun her daim!! Tanrım neden böyle!!! .Tıpkı bir satranç gibisin…O kadar sistematik ki!! İşte bu ruhunun realiteye ulaştığını gösterir..Artık özgürsün.Gerçekten özgürsün.Ne mi olacak sonra??? İşte kırmızı hapın asıl farkıda burada dostum…Bundan sonrası senin elinde!!! Ne yapacağına sistem değil!!Sen karar veriyorsun çünkü….Ne yapman gerektiği konusunda serbestsin..Hayatına istediğin gibi yön verebilirsin…Hayata açılan bir sürü pencere var senin için..Teker teker taktırdım onları….Onlarca da kapı yaptırdım…İstediğin pencereden bak,istediğin kapıdan çık…Her şey sende başlar sende biter…..Mutluluk,güzellik,iyilik,özgürlük…Her şey sende…..
Mavi hap seni sistemin parçası yapıyor!!! Kırmızı hap sistemin ta kendisi….
Şimdi söyle bakalım!! Kırmızı hapı alıp harikalar diyarına gitmek mi istersin…Yoksa mavi hapı alıp hiçbirşey olmamış gibi tekdüze hayatına devam mı edersin????
KARAR SENİN!!
………O pencereden baktığında artık hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordu..Lanet olası denetlemeler onu alıp sistematize edip de programlamasınlar diye zavallı ruhu ne de acılar çekti..Ne işkenceler gördü kendi masallarında..Masal kahramanları hep mi düşman olur! Arkasından son sürat onu takip eden masum ve küçük yalancı pinokyo değil..Azılı düşünce katili gepetto ustayı, yani babasını linç eden ceviz ağacından yapılma oyunbozan pinokyo….
—————————-
Kim bilir yazılan söylenen yada anlatılanların hepsi yalandır…Buna gitgide inanmaya başlıyor..Üzülüyor..hemde çok üzülüyor. Kilisenin bahçesinde mart ayında çiftleşmek babında birbirlerine kur yapan dört beş kedi yada istanbul sokaklarında yeni medeniyet diye adlandırılan rezil çağın ucuz fahişeleri..Bunu görmek insanı daha da umutsuz ediyor..Nereye gidilecek?? Yol gösteren birileri var..Ama o birileri de hep mi yalan söyleyip kandırır be kardeşim…
—————————-
Bu noktada doğru yada yanlışları belirleme görevi adama düşüyor..Çok ağır bu çok!!! Hemde çok güven verici.Ruhun level ini arttırıcı….Yarattığı turkuaz derinliğindeki vurgun yolcusu adam herşeyin farkında olsa bile gözü görmez beş para etmez belkide..Farkındalık o kadar da işe yaramayan salakça bir potansiyel olabilir..Yol devam ediyor,üzeri paramparça cam kırkları ile dolu kırmızı halı serilmiş yol. .Kendisini değerli kılan yada kılacak olan sazlı sözlü dikkat çekici diye nitelendirilen faal hareketlerinin milyonlarca benzeri olduğunu görünce şoka giriyor, ışık kapanıyor..
————-
Karanlık!!! Korktu mu ne! Ahhhh!! bunu unutmamalıydı büyük adam…Çünkü gerçek dayanabilme gücüne ulaşması için kendisini mahfetmesi gerektiğini bir an olsun aklından çıkarmayacağına yemin etmişti….Acıdan arınınca artık bir şey hissetmeyen lafta kalmış boş bir fetişistlik duygusu…Lakin ne kadar dayanabildiğini tahmin etmiyor, çünkü test edilip onaylandı.Biliyor..Bizzat belirliyor…Bu adamı kendisinden başka kimse öldüremez!..1 dakika bekliyor.. Sonra derin bir arsızlık…Sürekli yanıp etrafına ışık saçan güzel kokulu bir mum…Dibine ışık veremeyen ve gitgide eriyen saçmalık daniskası….Varsın yol devam etsin..Kırık camların üzerinde yürür büyük adam..Sabırla yürür.. Belkide bunu tasarlayan ve uzaktan izleyip kıs kıs gülen bişeyler vardır! Kimbilebilir ki??………
alın ozaman size
istediğiniz kılsız erkek
bunlar hep amarikanın oyunları :) size kendi beğeni lerini aşılamaya çalışıyor toplum ahahah
düzen bıyıklarımı düzemiycek (en fazla sansürler)
ben bıyıklarımı kesmiyeceğim onlar önyargılarını kessinler